| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
bırakın da çalışalım
Yazılar
 
Sep
27
    

 

 

Standart Aziz The Saint 1997 Türkçe Dublaj DVDRip

Orjinal boyutunu görmek için tıklayınız.

 Orjinal boyutunu görmek için tıklayınız.

 Orjinal boyutunu görmek için tıklayınız.

 

 

Orjinal boyutunu görmek için tıklayınız.

Orjinal boyutunu görmek için tıklayınız.

 

Orjinal boyutunu görmek için tıklayınız.

 

 Orjinal boyutunu görmek için tıklayınız.

 

 Orjinal boyutunu görmek için tıklayınız.

Tür : Macera / Romantik / Aksiyon
Yönetmen : Phillip Noyce
Yapım : 1997, ABD
Süre : 116 dk.
Oyuncular
Val Kilmer (Simon Templar) , Elisabeth Shue (Dr. Emma Russell)
Rade Serbedzija (Ivan Tretiak) , Valery Nikolaev (Ilya Tretiak)
Henry Goodman (Dr. Lev Botvin) , Alun Armstrong (Müfettiş Teal)
Michael Byrne (Vereshagin) , Evgeny Lazarev (Başkan Karpov)
Irina Apeximova (Frankie)
Filmin Konusu
Simon Templar, en sıkı korunan hazineleri çalmakta usta, zeki bir hırsızdır. Alaycı ve sofistike tavrı ile yeryüzünde çalamayacağı şey yoktur. Günün birinde hayatı tehlikede olan genç bilimci Emma ile karşılaşır. Emma'yı korumak için mücadeleye girer.

70'li yıllarda tv'de siyah beyaz gösterilen ve başrolünü Roger Moore'un oynadığı dizinin sinema versiyonu olan "The Saint" o yıllarda epey popüler olmuştu.
PART 1
PART 2
PART 3
PART 4
PART 5
PART 6
PART 7
PART 8
PART 9
PART 10
PART 11
PART 12
PART 13
PART 14

Sifresizdir

 

 



 
Aug
21
    

 

Ebubekir, yaklaşık 2 hafta önce BBC'ye verdiği röportajda,

'Normalde 10 karısı olan bir adam ölür, ama benim gücüm Allah'tan geliyor.

Bu

sayede 86 karımı da kontrol edebiliyorum'

demişti.

 

 
86 eşinden 4'ünü seçmezse ölecek

21.08.2008 - 17:54

 

NİDA -

Nijerya'daki İslam otoriteleri, 86 karılı imam Muhammed Bello Ebubekir'i, 4'ü dışında tüm eşlerini boşayıp tövbe etmemesi halinde ölüm cezasına

çarptıracaklarını duyurdu.

 

Cemaat-i Nasril İslam adlı şeriat otoritesi, Ebubekir'e ilettikleri mesajda imama karar vermesi için 3 gün süre tanıdıklarını

bildirdi.

 

Ebubekir ise, basına yaptığı açıklamada, Kuran-ı Kerim'de erkeklere eş sayısı konusunda bir kısıtlama getirildiğine inanmadığını belirterek karar

karşı çıktı.

 

Ebubekir, yaklaşık 2 hafta önce BBC'ye verdiği röportajda,

'Normalde 10 karısı olan bir adam ölür, ama benim gücüm Allah'tan geliyor.

Bu

sayede 86 karımı da kontrol edebiliyorum'

demişti.



 
Aug
21
    

 

MEB 18 BİN ÖĞRETMEN ATADI

ResimANKARA -

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), sözleşmeli ve kadrolu toplam 18 bin 18 öğretmen atadı.
Öğretmen atamaları dolayısıyla MEB Başöğretmen Salonu'nda tören düzenlendi. Milli Eğitim Başvuran 60 bin 375 adayın 18 bin 18'i kadrolu ve sözleşmeli öğretmen olarak atandı.

 


Bu arada, atamalarda, sınıf öğretmenliğinin taban puanı 82.231, sosyal bilgiler öğretmenliğinin 83.49, tarih öğretmenliğinin 86.844, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliğinin 83.402, Türkçe öğretmenliğinin 85.997 olarak belirlendi.


Atanan öğretmenler, sonuçları MEB'in ''www.meb.gov.tr'' ve ''http://personel.meb.gov.tr'' internet adreslerinden öğrenebilecekler.

"SONBAHARDA 10 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI DAHA YAPACAĞIZ"


Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, törende yaptığı konuşmada, sonbahar aylarında 10 bin öğretmen daha atayacaklarını, böylece bu yıl toplam 35 binin üzerinde öğretmen atanmış olacağını söyledi.


Daha önce

''2008 yılında toplam 30 bin öğretmen atanacağı''

yönünde açıklama yaptığını belirten Çelik, ancak Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonucunda bu rakamın 35

bine çıkarılmasının kararlaştırıldığını kaydetti. Çelik, 2008 Şubat ayında yaklaşık 7 bin öğretmen atadıklarını, bugün de 18 bin 193 öğretmen

atandığını ifade ederek,

''Sonbaharda da 10 bin öğretmen ataması daha yapacağız. Böylece 2008 yılında toplam 35 binin üzerinde arkadaşımız aramıza öğretmen olarak katılmış olacak'' dedi.


Atanan öğretmenlerden belgeleri hazır olanlar yarından itibaren atandıkları il milli eğitim müdürlüklerine başvurarak görevlerine başlayabilecek.

 



 
Aug
21
    
okuryazarhay | 21 Ağustos 2008 13:20 | 0 fav | etiket:  

 

TEKVANDODA GÜMÜŞ VE BRONZ MADALYA

ResimPEKİN - M. Tevfik Erçetin Bildiriyor -

29. Yaz Olimpiyat Oyunları'nda tekvandoda bayanlar 57 kiloda Azize Tanrıkulu, 2. olarak gümüş, erkekler 68 kiloda Servet Tazegül 3. olarak bronz madalya kazandı.


Pekin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Spor Salonu'ndaki oyunların tekvando müsabakalarının 2. gününde, bayanlar 57 kiloda Azize Tanrıkulu, finalde Güney Koreli rakibiyle karşılaştı. Tanrıkulu, son raundda verdiği puanla maçtan 1-0 yenik ayrılarak gümüş madalyada kaldı.


Erkekler 68 kiloda Servet Tazegül de repesajdaki ilk müsabakasında rakibi Hollandalı Dennis Bekkers'ı 3-2 yenmeyi başardı. Müsabakanın ilk raundu 0-0 sonuçlanırken, 2. raundu Tazegül 1-0 önde geçti. Son raundda Hollandalı tekvandocu 2-2'lik eşitliği yakalamasına karşın Tazegül, son saniyede aldığı puanla 3-2 galip geldi.


Tazegül, bronz madalya müsabakasında da Perulu Peter Lopez'i yenerek bronz madalyanın sahibi oldu. Rakibi karşısında ilk ve 2. raundları 1-0 önde kapatan Tazegül, müsabakadan da 2-0 galip ayrıldı.


Tekvandoda Servet Tazegül ve Azize Tanrıkulu'nun da madalyaya ulaşmasıyla, Türkiye'nin bu oyunlarda madalya kazandığı branş sayısı 5'e yükseldi.



 
Aug
21
    

 

 KÖŞK'TEN "AF" AÇIKLAMASI

ResimANKARA -

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamada, ''Söz konusu af kararı (Necmettin Erbakan'ın kalan cezasının kaldırılması) ile ilgili olarak Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında yapılan gerçeğe aykırı yorum ve değerlendirmelerin kamuoyunu yanıltma ve Cumhurbaşkanlığı makamını yıpratma amacına yönelik olduğu düşünülmekte ve bu yöndeki yayınlar iyi niyetle bağdaştırılamamaktadır''

 

denildi.


Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan yazılı açıklamada, eski Başbakan Necmettin Erbakan'ın kalan hapis cezasının kaldırılması sebebiyle bazı basın ve yayın organlarında yapılan haksız ve yanıltıcı değerlendirmeler üzerine bir açıklama yapılmasına gerek görüldüğü belirtildi.


Açıklamada, Anayasa'nın 104. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre

''sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak''

Cumhurbaşkanının yürütme alanına ilişkin görev ve yetkileri arasında bulunduğu hatırlatıldı.

 


Cumhurbaşkanlarının bu yetkisinin sadece hürriyeti bağlayıcı cezaların hafifletilmesi veya kaldırılması ile ilgili olduğu ve yukarıda sayılan durumlardaki hükümlüleri kapsadığı kaydedilen açıklamada,

''Söz konusu af kararı ile ilgili olarak Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında yapılan gerçeğe aykırı yorum ve değerlendirmelerin kamuoyunu yanıltma ve Cumhurbaşkanlığı makamını yıpratma amacına yönelik olduğu düşünülmekte ve bu yöndeki yayınlar iyi niyetle bağdaştırılamamaktadır''

denildi.

 



 
Aug
21
    

 

Ankara ayrıca iç sorunlar sebebiyle üç kere de adaylığını geri aldı.

Üyelik geçici, etkisi kalıcı

Taraf  Istanbul  21 08 2008
 perşembe

Türkiye 2009-2010 dönemi BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğinden boşalacak iki koltuk için İzlanda ve Avusturya ile yarışıyor.


Üyeliğin avantajı Türkiye’nin Kıbrıs ve Irak konusunda kendini anlatma fırsatı yakalayacak olması

2009-2010 dönemi BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğinde boşalacak iki koltuk için üç ülke yarışıyor.

Türkiye’nin, GK geçici üyeliği rakipleri ise İzlanda ve Avusturya.

 


 Yeni iki üye 7 ekimde BM’ye üye 192 ülkenin daimi temsilcileri olan büyükelçilerin kapalı oylarıyla seçilecek.


Yapılacak olan seçimde üye tam sayısının üçte ikisi olan 128 oyu sağlaması gerekiyor.

 

En son 1961 yılında Güvenlik Konseyi’ne üye olan Türkiye, tekrar seçilirse tam 47 yıl sonra GK üyeliğini yeniden üstlenmiş olacak.


Ekimdeki oylamada BM üyesi devletler üç adaydan ikisine oy verebilecek.


Oylama, iki aday 128 oy alıncaya kadar sürecek.

“Batı Avrupa ve diğer devletler”


grubunda olan Türkiye GK’ne üye olması durumunda öncelikle Kıbrıs ve Irak konusu olmak üzere birçok konuda dünyayı daha sağlıklı

bilgilendirebilecek.


GK geçici üyeliğini Türkiye’nin BM’de yapacağı faaliyetleri açısından büyük bir fırsat olarak görülüyor.


 Türkiye, üyelikle BM’nin ilgilendiği tüm konuları daha yakından takip edebilecek.



 Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğinin tarihçesi 1951-1952, 1954-1955 ve 1961 olmak üzere toplam beş yıl.

 Ankara ayrıca iç sorunlar sebebiyle üç kere de adaylığını geri aldı.



 
Aug
21
    

 

 

 

satranç masalım benim

bilgisayar oyunlarını sollayacak oyun speed chess game

 

speed chess game

 

speed chess game

 

speed chess game

 

speed chess game

 

speed chess game

 

speed chess game


speed chess game

 



 
Jul
07
    
okuryazarhay | 07 Temmuz 2008 12:28 | 0 fav | etiket:  

 

 

 

TÜRKİYE'DE GÜNEŞ ENERJİSİ

GÜNEŞ ENERJİSİ POTANSİYELİ

Ülkemiz, coğrafi konumu nedeniyle sahip olduğu güneş enerjisi potansiyeli açısından birçok ülkeye göre şanslı durumdadır. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünde (DMİ) mevcut bulunan 1966-1982 yıllarında ölçülen güneşlenme süresi ve ışınım şiddeti verilerinden yararlanarak EİE tarafından yapılan çalışmaya göre Türkiye'nin ortalama yıllık toplam güneşlenme süresi 2640 saat (günlük toplam 7,2 saat), ortalama toplam ışınım şiddeti 1311 kWh/m²-yıl  (günlük toplam 3,6 kWh/m²) olduğu tespit edilmiştir. Aylara göre Türkiye güneş enerji potansiyeli ve güneşlenme süresi değerleri ise Tablo-1'de verilmiştir.


Tablo-1 Türkiye'nin Aylık Ortalama Güneş Enerjisi Potansiyeli
Kaynak: EİE Genel Müdürlüğü

AYLAR

AYLIK TOPLAM GÜNEŞ ENERJİSİ

(Kcal/cm2-ay)             (kWh/m2-ay)

GÜNEŞLENME SÜRESİ

(Saat/ay)

OCAK

4,45

51,75

103,0

ŞUBAT

5,44

63,27

115,0

MART

8,31

96,65

165,0

NİSAN

10,51

122,23

197,0

MAYIS

13,23

153,86

273,0

HAZİRAN

14,51

168,75

325,0

TEMMUZ

15,08

175,38

365,0

AĞUSTOS

13,62

158,40

343,0

EYLÜL

10,60

123,28

280,0

EKİM

7,73

89,90

214,0

KASIM

5,23

60,82

157,0

ARALIK

4,03

46,87

103,0

TOPLAM

112,74

1311

2640

ORTALAMA

308,0 cal/cm2-gün

3,6 kWh/m2-gün

7,2 saat/gün



Türkiye'nin en fazla güneş enerjisi alan bölgesi Güney Doğu Anadolu Bölgesi olup, bunu Akdeniz Bölgesi izlemektedir. Güneş enerjisi potansiyeli ve güneşlenme süresi değerlerinin bölgelere göre dağılımı da Tablo-2' de verilmiştir.

Ancak, bu değerlerin, Türkiye’nin gerçek potansiyelinden daha az olduğu, daha sonra yapılan çalışmalar ile anlaşılmıştır. 1992 yılından bu yana EİE ve DMİ,  güneş enerjisi değerlerinin daha sağlıklı olarak ölçülmesi amacıyla enerji amaçlı güneş enerjisi ölçümleri almaktadırlar. Devam etmekte olan ölçüm çalışmalarının sonucunda, Türkiye güneş enerjisi potansiyelinin eski değerlerden %20-25 daha fazla çıkması beklenmektedir.

EİE’nin ölçü yaptığı 8 istasyondan alınan yeni ölçümler ve DMİ verileri yardımı ile 57 ile ait güneş enerjisi ve güneşlenme süreleri değerleri hesaplanarak bir kitapçık halinde basılmıştır.   (Güneş Işınımı Veri Satışı)

Tablo-2 Türkiye'nin Yıllık Toplam Güneş Enerjisi Potansiyelinin Bölgelere Göre Dağılımı
Kaynak: EİE Genel Müdürlüğü

BÖLGE

TOPLAM GÜNEŞ ENERJİSİ

(kWh/m2-yıl)

GÜNEŞLENME SÜRESİ (Saat/yıl)

G.DOĞU ANADOLU

1460

2993

AKDENİZ

1390

2956

DOĞU ANADOLU

1365

2664

İÇ ANADOLU

1314

2628

EGE

1304

2738

MARMARA

1168

2409

KARADENİZ

1120

1971

GÜNEŞ ENERJİSİ KULLANIMI

Güneş Kollektörleri

Ülkemizde çoğu Akdeniz ve Ege Bölgelerinde kullanılmakta olan, güneş enerjisini ısı enerjisine dönüştüren sıcak su üretme sistemleridir. Halen ülkemizde kurulu olan güneş kollektörü miktarı yaklaşık 12 milyon m² olup, yıllık üretim hacmi 750 bin m²dir ve bu üretimin bir miktarı da ihraç edilmektedir. Güneş enerjisinden ısı enerjisi yıllık üretimi 420 bin TEP civarındadır. Bu haliyle ülkemiz dünyada kayda değer bir güneş kollektörü üreticisi ve kullanıcısı durumundadır.

Güneş kollektörlerinin ürettiği ısıl enerjinin birincil enerji tüketimimize katkısı yıllara göre aşağıda yer almaktadır.

Yıl

Güneş Enerjisi Üretimi (bin TEP )

1998

210

1999

236

2000

262

2001

290

2004

375

2007

420

Güneş Pilleri – Fotovoltaik Sistemler

Güneş pilleri, halen ancak elektrik şebekesinin olmadığı, yerleşim yerlerinden uzak yerlerde ekonomik yönden uygun olarak kullanılabilmektedir. Bu nedenle ve istenen güçte kurulabilmeleri nedeniyle genellikle sinyalizasyon, kırsal elektrik ihtiyacının karşılanması vb. gibi uygulamalarda kullanılmaktadır. Ülkemizde çoğunluğu Orman Bakanlığı Orman Gözetleme Kuleleri, Türk Telekom, deniz fenerleri ve otoyol aydınlatmasında , Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü, Muğla Üniversitesi, Ege Üniversitesi gibi kamu kuruluşlarında olmak üzere küçük güçlerin karşılanması ve araştırma amaçlı kullanılan güneş pili kurulu gücü 1 MW' a ulaşmıştır.

DİĞER KURUMLARIN ÇALIŞMALARI

Güneş enerjisi araştırma ve geliştirme konularında EİE'nin yanında Tübitak Marmara Araştırma Merkezi ve üniversiteler (Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Araştırma Enstitüsü, Muğla Üniversitesi, ODTÜ, Kocaeli Üniversitesi, Fırat Üniversitesi) çalışmalar yapmaktadır.

Güneş enerjisi verilerinin ölçülmesi konusunda Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü faaliyet göstermektedir. EİE de 1991 yılından bu yana kendi güneş enerjisi gözlem istasyonları kurmaktadır.

Güneş enerjisi ile ilgili standartlar hazırlanması konusunda Türk Standartları Enstitüsü;

- TS 3680 -Güneş Enerjisi Toplayıcıları-Düz

- TS 3817 - Güneş Enerjisi - Su Isıtma Sistemlerinin Yapım, Tesis ve İşletme Kuralları

konulu standartları hazırlamıştır. EİE bu standartların hazırlanmasında görev aldığı gibi, ısıl performans testlerini de gerçekleştirmektedir.

 



 
Jul
07
    
okuryazarhay | 07 Temmuz 2008 12:26 | 0 fav | etiket:  

 

ENERJİ TASARRUFU NEDİR?

Enerji tasarrufu, üretimde, konforumuzda ve iş gücümüzde herhangi bir azalma olmadan enerjiyi verimli kullanmak, israf etmemektir.

Aynı işi daha az enerji kullanarak yapmaktır.

                         
Bu yalıtımsız evde oturan aile;
Kış aylarında konforlu bir ısınma sağlayamadıkları,
daha fazla yakıt kullandıkları,
bunun için daha fazla para ödedikleri ve bacalarından çevreye o oranda daha fazla emisyon atıkları için endişeliler
.
Bu yalıtımlı evde oturan aile;
Kış aylarını konforlu geçirdikleri,
Daha az yakıt kullandıkları,
Bunun için daha az para ödedikleri ve
Bacalarından çevreye o oranda daha az emisyon attıkları için mutlular.

Enerji tüketimimizin %82 ’si ısıtma için kullanılmaktadır. Isı yalıtım önlemlerinin alınması ile bu kayıplar azaltılabilir. Binaların yalıtımı ile %25 den %50’ye varan yakıt tasarrufu sağlanması mümkündür.

Niçin Enerjiyi Verimli Kullanmalıyız?

Enerjinin fazla kullanılması sonucunda;
o DOĞAL KAYNAKLAR HIZLA TÜKENİYOR
o ÇEVRE KİRLENİYOR
o ENERJİ İÇİN YÜKSEK MİKTARDA PARA ÖDÜYORUZ

Ekonomik üretim ana unsuru olan ve hayat kalitemizi iyileştiren enerjinin kullanımından vazgeçemeyeceğimize göre
ENERJİYİ VERİMLİ KULLANALIM

Dünya'da enerji tüketiminin bu şekilde devam etmesi durumunda 2020 yılında fosil yakıt kaynaklarının yarısının tüketilmiş olacağı tahmin edilmektedir. Fosil kaynaklar, sadece yakıt olarak değil aynı zamanda başta ilaç olmak üzere kimya sektöründe pek çok alanda kullanılmaktadır. Bu yönü ile de korunması en azından tüketiminin azaltılması önemlidir.

Kömür veya petrol gibi fosil yakıtların yanması sonucu, daima CO2 oluşur. Yapılan ölçümler milyonlarca yıldır 180-280 ppm arasında değişen CO2 seviyesinin günümüzde 360 ppm seviyesine çıktığını göstermektedir. Karbondioksit diğer sera gazlarına göre %55'lik bir oranla, doğal sıcaklık dengelerinin bozulmasında en büyük etkiyi yaparak Küresel Isınma'ya neden olmaktadır.

Küresel Isınma'nın oluşumunda Sera Etkisi'nin rolü büyüktür. "Sera Etkisi"ni, güneşten gelen kısa-dalga ışınlarının geçmesine izin veren gaz tabakasının, dünya üzerinden yansıyan uzun-dalga ışınlarının büyük bir kısmını tutması sonucu meydana gelen atmosferik dengesizlik olarak kısaca açıklayabiliriz.

Atmosfere atılan diğer sera gazları ise CO, SO2, NOx gibi zehirli gazlar ve radyoaktif maddelerdir. Termik santrallarda, sanayide ve binalarda yakıt olarak kömür kullanıldığında, bu kirlilik etmenlerinin yanısıra kül de açığa çıkar. Kül civa, kurşun, arsenik ve kadmiyum içermesi nedeniyle yüksek oranda kirletici etkiye sahiptir.

Fosil yakıtların bu şekilde kullanılmaya devam edilmesi durumunda, aşırı kuraklık, deniz seviyesinde yükselme sonucu su baskınları, fırtınalar ve ultraviyolenin artması gibi küresel değişmeler sonucu, doğanın ekolojik dengesinin bozulması kaçınılmazdır.

1970'li yıllarda yaşanan petrol krizi sonrasında enerji konusuna ilgi artmış ve enerji tasarrufu konusu gündeme gelmiştir.

Enerji tasarrufu yapmak aile bütçesi için önemlidir. Enerjiyi verimli kullanırsak faturalara daha az para öderiz. Enerji tasarrufu devlet bütçesi için de çok önemlidir. Kullandığımız enerjinin yaklaşık %60'ını başka ülkelerden alıyoruz ve ödemeyi döviz olarak yapıyoruz.



Binalarda Enerji Verimliliği Çalışmaları


Binalarda Enerjinin Etkin Kullanımını Projesi

Türkiye ile Almanya arasında Teknik İşbirliği çerçevesinde Binalarda Enerjinin Etkin Kullanımı alanında "Binalarda Enerjinin Verimli Kullanılması-Erzurum İlinde Uygulama" adlı proje Kasım 2002'de başlatılmıştır. EİE/UETM, Alman Teknik İşbirliği Kurumu (GTZ) ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülecek proje, çeşitli bina etütleri, eğitim programları, yasal düzenleme ihtiyaçlarının belirlenmesi, belediyelerde danışmanlık merkezlerinin oluşturulması gibi birçok faaliyetleri kapsamaktadır.

Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı, TS 825

Türkiye'de binalarda birim alanı veya hacmi ısıtmak için harcanan enerjinin Avrupa ülkelerine göre 2-3 kat daha fazla olması nedeniyle 1985 tarihli Binalarda Isı Yalıtımı Kurallarını belirleyen TS 825 Standardı, EİE raportörlüğünde diğer kurum ve kuruluşlar ile işbirliği yapılarak revize edilmiştir. Yeni standart, 14 Haziran 2000 tarihinden itibaren zorunlu uygulamaya girmiştir. Böylece, yeni inşa edilecek binalarda bina zarfından olan yıllık ısı kayıplarının yarı yarıya azaltılması sağlanabilmektedir.

Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliği

TS 825 Standardı revizyon çalışmasının tamamlanması üzerine, 1985 tarihli Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliğinin yeni standartla paralellik sağlayacak şekilde değiştirilmesi için gerekli çalışmalar yapılmış ve yeni yönetmelik 8 Mayıs 2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak 14 Haziran 2000'den itibaren yürürlüğe girmiştir.

Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Enerji Tüketimlerini Azaltmak için Alacakları Önlemler

11.11.1997 tarihli Başbakanlık "Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Enerji Tüketimlerini Azaltmak için Alacakları Önlemler" Genelgesi doğrultusunda, Ülke genelinde Kamu Kurumları 1998 yılından itibaren her yıl Mayıs ayında binalarındaki enerji tüketimleri ile ilgili yıllık raporlar hazırlamakta ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına göndermekte ve inceleme-değerlendirme çalışmaları EİE tarafından yürütülmektedir.

Konutlarda ve Ulaştırma Sektöründe Enerji Tüketimi Projesi

1997 yılı sonlarında Devlet İstatistik Enstitüsü ve EİE işbirliği ile "Konutlarda ve Ulaştırma Sektöründe Enerji Tüketimi Projesi" konulu ülke çapında bir istatistik çalışması başlatılmıştır. Finansmanı DİE, EİE ve DPT nin katkılarıyla karşılanan bu proje ile ülke çapında temsili örnekleme yapılarak coğrafi bölgeler bazında konutların yapısal özellikleri, yalıtım durumları, ısıtma sistemleri, yakıt ve elektrik olarak enerji tüketimlerinin analizleri gerçekleştirilmiştir. İstatistiksel değerlendirme DİE tarafından yapılarak sonuçları yayınlanmıştır.

Ulaştırma sektörüne yönelik istatistik çalışmaları 2001 yılı sonu itibarı ile tamamlanmış ve uluslararası kriterlere uygunluk açısından 4-5 yılda bir güncellenmesi gerekmektedir.

Okul ve Kamu Kurumlarına Yönelik Seminerler

Enerji tasarrufu konusunda öğrencilerinin bilinçlendirilmesi amacıyla seminerler düzenlenmekte, öğrenci ve öğretmenlere yönelik çeşitli dökümanlar sağlanmaktadır. Ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarına hizmet içi eğitim programları kapsamında enerji tasarrufu konulu seminerler verilmektedir.

Enerji Tasarrufu Haftası Etkinlikleri

Genel Müdürlüğümüzün Başkanlığını ve Sekreteryasını yürüttüğü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Tasarrufu Koordinasyon Kurulu tarafından her yıl Ocak ayının ikinci haftasında, Enerji Tasarrufu Haftası etkinlikleri düzenlenmektedir. Bu etkinlikler kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı ve Tübitak işbirliği ile "ENERJİ TASARRUFU" konulu yarışmalar ilköğretim öğrencileri arası resim ve öykü dalında, lise ve dengi okul öğrencileri arasında ise proje dalında yapılmaktadır.

Spot Filmler

Enerji Tasarrufu Koordinasyon Kurulu ve TRT işbirliği ile enerji tasarrufu konusunda halkımızı bilinçlendirmek ve ülkemizde yürütülen enerji tasarrufu çalışmalarının etkinliğini artırmak amacıyla TRT kanallarında dönüşümlü olarak yayınlanmak üzere enerji verimliliği ile ilgili 5 adet spot film hazırlanmaktadır.

Yayın Çalışmaları

Binalarda ve ulaştırmada enerji tasarrufuna yönelik çeşitli , broşür ve kitapçıklar hazırlanarak, kamu kurumlarına, üniversitelere, belediyelere, valiliklere, enerji tasarrufu ile ilgili etkinliklerde katılımcılara dağıtılmaktadır.

 



 
Jul
07
    
okuryazarhay | 07 Temmuz 2008 12:25 | 0 fav | etiket:  

 

 

GAZLAŞTIRMA NEDİR?

Yenilenebilir biyokütle ve biyokütleden elde edilen yakıtlar çevresel fayda sağlaması sebebiyle günümüz enerji kullanımında kolaylıkla fosil yakıtların yerine geçebilecektir.
Biyokütlenin gazlaştırılması; katı yakıtların ısıl çevirim teknolojisiyle yanabilen bir gaza dönüştürülmesi işlemidir. Sınırlandırılmış oksijen, hava, buhar veya bunların kombinasyonları reaksiyonu başlatmaktadır. Üretilen gaz karbonmonoksit, karbondioksit, hidrojen, metan, su ve azot'un yanısıra kömür parçacıkları, kül ve katran gibi artıklarıda içermektedir. Üretilen gaz temizlendikten sonra kazanlarda, motorlarda, türbinlerde ısı ve güç üretilmek üzere kullanılmaktadır. Gazlaştırma tekniği ile biyokütleden, yüksek bir randımanla petrolle çalışan güç ve ısı sağlayan tirbünlerde kullanılacak bir gaz yakıt elde edilebilir.

Biyokütle kaynaklarının sağlanması fosil kaynak sağlanmasından daha pahalıdır. Fakat biyokütle yenilenebilir bir kaynak olmasıyla tükenmekte olan fosil yakıtların yanında sürdürülebilir global enerjinin önemli bir unsurudur. Buna ilaveten sera gazları emisyonu ve karbon döngüsünü azaltıp, kırsal ekonominin gelişimiyle yeşil endüstriyi desteklemektedir. Biyokültenin gazlaştırılması ile elde edilen gaz yakıt doğal gazın kullanıldığı yerlerde küçük modifikasyonlar yapılarak kullanımı yaygınlaştırılabilir ve gelecekte kolaylıkla doğal gazın kullanıldığı yerlerde enerjinin büyük bir kısmı bu yakıttan sağlanabilir.

Biyokütleden gazlaştırılma ile elde edilen temizlenmiş gaz yakıt ısı ve buhar üreten kazanlarda direk yakılarak veya Stirling motorlarda %20-30 verimlilikte elektrik üretimi için kullanılabilmektedir. Basınçlı gazlaştırma tirbünlerinde ise %40 veya daha fazla verimlilikte elektrik üretimi yapılabilmektedir.

Gazlaştırma 18. yy'ın sonlarından bu yana bilinen bir teknolojidir. Özellikle gelişmekte olan ülkeler için günümüzden geleceğe önemli bir rol oynayan biyokütlenin kullanılabilir olduğu o yıllardan bu yana ispatlanmıştır. Bilinen bir husus da bir enerji kaynağı olarak kullanılan biyokütlenin birçok dezavantajının olduğudur. Düşük enerji yoğunluğuna sahip ( yaklaşık 16-20 MJ/kg ) ham biyokütle kaynakları direk olarak yakıldığı takdirde, çok düşük randıman sağlar ve iç ve dış mekanlarda yüksek sevyede hava kirliliği oluşmasına neden olur.

Gazlaştırma biyokütleden gaz yakıt elde edilen termokimyasal bir dönüşüm prosesidir. Diğer bir deyişle biyokütle termokimyasal bir dönüşümle gaz yakıta dönüştürülür. Modernize edilmiş biyokütle enerjisi teknolojilerinin amacı üretim ve kullanım sırasında emisyonları azaltırken yakıtın yoğunluğunu arttırmaktır.