| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
bırakın da çalışalım
Yazılar arşiv 07.2008 Other entries in 2008-07 resimler , videolar
 
Jul
07
    
okuryazarhay | 07 Temmuz 2008 12:28 | 0 fav | etiket:  

 

 

 

TÜRKİYE'DE GÜNEŞ ENERJİSİ

GÜNEŞ ENERJİSİ POTANSİYELİ

Ülkemiz, coğrafi konumu nedeniyle sahip olduğu güneş enerjisi potansiyeli açısından birçok ülkeye göre şanslı durumdadır. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünde (DMİ) mevcut bulunan 1966-1982 yıllarında ölçülen güneşlenme süresi ve ışınım şiddeti verilerinden yararlanarak EİE tarafından yapılan çalışmaya göre Türkiye'nin ortalama yıllık toplam güneşlenme süresi 2640 saat (günlük toplam 7,2 saat), ortalama toplam ışınım şiddeti 1311 kWh/m²-yıl  (günlük toplam 3,6 kWh/m²) olduğu tespit edilmiştir. Aylara göre Türkiye güneş enerji potansiyeli ve güneşlenme süresi değerleri ise Tablo-1'de verilmiştir.


Tablo-1 Türkiye'nin Aylık Ortalama Güneş Enerjisi Potansiyeli
Kaynak: EİE Genel Müdürlüğü

AYLAR

AYLIK TOPLAM GÜNEŞ ENERJİSİ

(Kcal/cm2-ay)             (kWh/m2-ay)

GÜNEŞLENME SÜRESİ

(Saat/ay)

OCAK

4,45

51,75

103,0

ŞUBAT

5,44

63,27

115,0

MART

8,31

96,65

165,0

NİSAN

10,51

122,23

197,0

MAYIS

13,23

153,86

273,0

HAZİRAN

14,51

168,75

325,0

TEMMUZ

15,08

175,38

365,0

AĞUSTOS

13,62

158,40

343,0

EYLÜL

10,60

123,28

280,0

EKİM

7,73

89,90

214,0

KASIM

5,23

60,82

157,0

ARALIK

4,03

46,87

103,0

TOPLAM

112,74

1311

2640

ORTALAMA

308,0 cal/cm2-gün

3,6 kWh/m2-gün

7,2 saat/gün



Türkiye'nin en fazla güneş enerjisi alan bölgesi Güney Doğu Anadolu Bölgesi olup, bunu Akdeniz Bölgesi izlemektedir. Güneş enerjisi potansiyeli ve güneşlenme süresi değerlerinin bölgelere göre dağılımı da Tablo-2' de verilmiştir.

Ancak, bu değerlerin, Türkiye’nin gerçek potansiyelinden daha az olduğu, daha sonra yapılan çalışmalar ile anlaşılmıştır. 1992 yılından bu yana EİE ve DMİ,  güneş enerjisi değerlerinin daha sağlıklı olarak ölçülmesi amacıyla enerji amaçlı güneş enerjisi ölçümleri almaktadırlar. Devam etmekte olan ölçüm çalışmalarının sonucunda, Türkiye güneş enerjisi potansiyelinin eski değerlerden %20-25 daha fazla çıkması beklenmektedir.

EİE’nin ölçü yaptığı 8 istasyondan alınan yeni ölçümler ve DMİ verileri yardımı ile 57 ile ait güneş enerjisi ve güneşlenme süreleri değerleri hesaplanarak bir kitapçık halinde basılmıştır.   (Güneş Işınımı Veri Satışı)

Tablo-2 Türkiye'nin Yıllık Toplam Güneş Enerjisi Potansiyelinin Bölgelere Göre Dağılımı
Kaynak: EİE Genel Müdürlüğü

BÖLGE

TOPLAM GÜNEŞ ENERJİSİ

(kWh/m2-yıl)

GÜNEŞLENME SÜRESİ (Saat/yıl)

G.DOĞU ANADOLU

1460

2993

AKDENİZ

1390

2956

DOĞU ANADOLU

1365

2664

İÇ ANADOLU

1314

2628

EGE

1304

2738

MARMARA

1168

2409

KARADENİZ

1120

1971

GÜNEŞ ENERJİSİ KULLANIMI

Güneş Kollektörleri

Ülkemizde çoğu Akdeniz ve Ege Bölgelerinde kullanılmakta olan, güneş enerjisini ısı enerjisine dönüştüren sıcak su üretme sistemleridir. Halen ülkemizde kurulu olan güneş kollektörü miktarı yaklaşık 12 milyon m² olup, yıllık üretim hacmi 750 bin m²dir ve bu üretimin bir miktarı da ihraç edilmektedir. Güneş enerjisinden ısı enerjisi yıllık üretimi 420 bin TEP civarındadır. Bu haliyle ülkemiz dünyada kayda değer bir güneş kollektörü üreticisi ve kullanıcısı durumundadır.

Güneş kollektörlerinin ürettiği ısıl enerjinin birincil enerji tüketimimize katkısı yıllara göre aşağıda yer almaktadır.

Yıl

Güneş Enerjisi Üretimi (bin TEP )

1998

210

1999

236

2000

262

2001

290

2004

375

2007

420

Güneş Pilleri – Fotovoltaik Sistemler

Güneş pilleri, halen ancak elektrik şebekesinin olmadığı, yerleşim yerlerinden uzak yerlerde ekonomik yönden uygun olarak kullanılabilmektedir. Bu nedenle ve istenen güçte kurulabilmeleri nedeniyle genellikle sinyalizasyon, kırsal elektrik ihtiyacının karşılanması vb. gibi uygulamalarda kullanılmaktadır. Ülkemizde çoğunluğu Orman Bakanlığı Orman Gözetleme Kuleleri, Türk Telekom, deniz fenerleri ve otoyol aydınlatmasında , Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü, Muğla Üniversitesi, Ege Üniversitesi gibi kamu kuruluşlarında olmak üzere küçük güçlerin karşılanması ve araştırma amaçlı kullanılan güneş pili kurulu gücü 1 MW' a ulaşmıştır.

DİĞER KURUMLARIN ÇALIŞMALARI

Güneş enerjisi araştırma ve geliştirme konularında EİE'nin yanında Tübitak Marmara Araştırma Merkezi ve üniversiteler (Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Araştırma Enstitüsü, Muğla Üniversitesi, ODTÜ, Kocaeli Üniversitesi, Fırat Üniversitesi) çalışmalar yapmaktadır.

Güneş enerjisi verilerinin ölçülmesi konusunda Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü faaliyet göstermektedir. EİE de 1991 yılından bu yana kendi güneş enerjisi gözlem istasyonları kurmaktadır.

Güneş enerjisi ile ilgili standartlar hazırlanması konusunda Türk Standartları Enstitüsü;

- TS 3680 -Güneş Enerjisi Toplayıcıları-Düz

- TS 3817 - Güneş Enerjisi - Su Isıtma Sistemlerinin Yapım, Tesis ve İşletme Kuralları

konulu standartları hazırlamıştır. EİE bu standartların hazırlanmasında görev aldığı gibi, ısıl performans testlerini de gerçekleştirmektedir.

 



 
Jul
07
    
okuryazarhay | 07 Temmuz 2008 12:26 | 0 fav | etiket:  

 

ENERJİ TASARRUFU NEDİR?

Enerji tasarrufu, üretimde, konforumuzda ve iş gücümüzde herhangi bir azalma olmadan enerjiyi verimli kullanmak, israf etmemektir.

Aynı işi daha az enerji kullanarak yapmaktır.

                         
Bu yalıtımsız evde oturan aile;
Kış aylarında konforlu bir ısınma sağlayamadıkları,
daha fazla yakıt kullandıkları,
bunun için daha fazla para ödedikleri ve bacalarından çevreye o oranda daha fazla emisyon atıkları için endişeliler
.
Bu yalıtımlı evde oturan aile;
Kış aylarını konforlu geçirdikleri,
Daha az yakıt kullandıkları,
Bunun için daha az para ödedikleri ve
Bacalarından çevreye o oranda daha az emisyon attıkları için mutlular.

Enerji tüketimimizin %82 ’si ısıtma için kullanılmaktadır. Isı yalıtım önlemlerinin alınması ile bu kayıplar azaltılabilir. Binaların yalıtımı ile %25 den %50’ye varan yakıt tasarrufu sağlanması mümkündür.

Niçin Enerjiyi Verimli Kullanmalıyız?

Enerjinin fazla kullanılması sonucunda;
o DOĞAL KAYNAKLAR HIZLA TÜKENİYOR
o ÇEVRE KİRLENİYOR
o ENERJİ İÇİN YÜKSEK MİKTARDA PARA ÖDÜYORUZ

Ekonomik üretim ana unsuru olan ve hayat kalitemizi iyileştiren enerjinin kullanımından vazgeçemeyeceğimize göre
ENERJİYİ VERİMLİ KULLANALIM

Dünya'da enerji tüketiminin bu şekilde devam etmesi durumunda 2020 yılında fosil yakıt kaynaklarının yarısının tüketilmiş olacağı tahmin edilmektedir. Fosil kaynaklar, sadece yakıt olarak değil aynı zamanda başta ilaç olmak üzere kimya sektöründe pek çok alanda kullanılmaktadır. Bu yönü ile de korunması en azından tüketiminin azaltılması önemlidir.

Kömür veya petrol gibi fosil yakıtların yanması sonucu, daima CO2 oluşur. Yapılan ölçümler milyonlarca yıldır 180-280 ppm arasında değişen CO2 seviyesinin günümüzde 360 ppm seviyesine çıktığını göstermektedir. Karbondioksit diğer sera gazlarına göre %55'lik bir oranla, doğal sıcaklık dengelerinin bozulmasında en büyük etkiyi yaparak Küresel Isınma'ya neden olmaktadır.

Küresel Isınma'nın oluşumunda Sera Etkisi'nin rolü büyüktür. "Sera Etkisi"ni, güneşten gelen kısa-dalga ışınlarının geçmesine izin veren gaz tabakasının, dünya üzerinden yansıyan uzun-dalga ışınlarının büyük bir kısmını tutması sonucu meydana gelen atmosferik dengesizlik olarak kısaca açıklayabiliriz.

Atmosfere atılan diğer sera gazları ise CO, SO2, NOx gibi zehirli gazlar ve radyoaktif maddelerdir. Termik santrallarda, sanayide ve binalarda yakıt olarak kömür kullanıldığında, bu kirlilik etmenlerinin yanısıra kül de açığa çıkar. Kül civa, kurşun, arsenik ve kadmiyum içermesi nedeniyle yüksek oranda kirletici etkiye sahiptir.

Fosil yakıtların bu şekilde kullanılmaya devam edilmesi durumunda, aşırı kuraklık, deniz seviyesinde yükselme sonucu su baskınları, fırtınalar ve ultraviyolenin artması gibi küresel değişmeler sonucu, doğanın ekolojik dengesinin bozulması kaçınılmazdır.

1970'li yıllarda yaşanan petrol krizi sonrasında enerji konusuna ilgi artmış ve enerji tasarrufu konusu gündeme gelmiştir.

Enerji tasarrufu yapmak aile bütçesi için önemlidir. Enerjiyi verimli kullanırsak faturalara daha az para öderiz. Enerji tasarrufu devlet bütçesi için de çok önemlidir. Kullandığımız enerjinin yaklaşık %60'ını başka ülkelerden alıyoruz ve ödemeyi döviz olarak yapıyoruz.



Binalarda Enerji Verimliliği Çalışmaları


Binalarda Enerjinin Etkin Kullanımını Projesi

Türkiye ile Almanya arasında Teknik İşbirliği çerçevesinde Binalarda Enerjinin Etkin Kullanımı alanında "Binalarda Enerjinin Verimli Kullanılması-Erzurum İlinde Uygulama" adlı proje Kasım 2002'de başlatılmıştır. EİE/UETM, Alman Teknik İşbirliği Kurumu (GTZ) ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülecek proje, çeşitli bina etütleri, eğitim programları, yasal düzenleme ihtiyaçlarının belirlenmesi, belediyelerde danışmanlık merkezlerinin oluşturulması gibi birçok faaliyetleri kapsamaktadır.

Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı, TS 825

Türkiye'de binalarda birim alanı veya hacmi ısıtmak için harcanan enerjinin Avrupa ülkelerine göre 2-3 kat daha fazla olması nedeniyle 1985 tarihli Binalarda Isı Yalıtımı Kurallarını belirleyen TS 825 Standardı, EİE raportörlüğünde diğer kurum ve kuruluşlar ile işbirliği yapılarak revize edilmiştir. Yeni standart, 14 Haziran 2000 tarihinden itibaren zorunlu uygulamaya girmiştir. Böylece, yeni inşa edilecek binalarda bina zarfından olan yıllık ısı kayıplarının yarı yarıya azaltılması sağlanabilmektedir.

Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliği

TS 825 Standardı revizyon çalışmasının tamamlanması üzerine, 1985 tarihli Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliğinin yeni standartla paralellik sağlayacak şekilde değiştirilmesi için gerekli çalışmalar yapılmış ve yeni yönetmelik 8 Mayıs 2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak 14 Haziran 2000'den itibaren yürürlüğe girmiştir.

Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Enerji Tüketimlerini Azaltmak için Alacakları Önlemler

11.11.1997 tarihli Başbakanlık "Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Enerji Tüketimlerini Azaltmak için Alacakları Önlemler" Genelgesi doğrultusunda, Ülke genelinde Kamu Kurumları 1998 yılından itibaren her yıl Mayıs ayında binalarındaki enerji tüketimleri ile ilgili yıllık raporlar hazırlamakta ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına göndermekte ve inceleme-değerlendirme çalışmaları EİE tarafından yürütülmektedir.

Konutlarda ve Ulaştırma Sektöründe Enerji Tüketimi Projesi

1997 yılı sonlarında Devlet İstatistik Enstitüsü ve EİE işbirliği ile "Konutlarda ve Ulaştırma Sektöründe Enerji Tüketimi Projesi" konulu ülke çapında bir istatistik çalışması başlatılmıştır. Finansmanı DİE, EİE ve DPT nin katkılarıyla karşılanan bu proje ile ülke çapında temsili örnekleme yapılarak coğrafi bölgeler bazında konutların yapısal özellikleri, yalıtım durumları, ısıtma sistemleri, yakıt ve elektrik olarak enerji tüketimlerinin analizleri gerçekleştirilmiştir. İstatistiksel değerlendirme DİE tarafından yapılarak sonuçları yayınlanmıştır.

Ulaştırma sektörüne yönelik istatistik çalışmaları 2001 yılı sonu itibarı ile tamamlanmış ve uluslararası kriterlere uygunluk açısından 4-5 yılda bir güncellenmesi gerekmektedir.

Okul ve Kamu Kurumlarına Yönelik Seminerler

Enerji tasarrufu konusunda öğrencilerinin bilinçlendirilmesi amacıyla seminerler düzenlenmekte, öğrenci ve öğretmenlere yönelik çeşitli dökümanlar sağlanmaktadır. Ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarına hizmet içi eğitim programları kapsamında enerji tasarrufu konulu seminerler verilmektedir.

Enerji Tasarrufu Haftası Etkinlikleri

Genel Müdürlüğümüzün Başkanlığını ve Sekreteryasını yürüttüğü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Tasarrufu Koordinasyon Kurulu tarafından her yıl Ocak ayının ikinci haftasında, Enerji Tasarrufu Haftası etkinlikleri düzenlenmektedir. Bu etkinlikler kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı ve Tübitak işbirliği ile "ENERJİ TASARRUFU" konulu yarışmalar ilköğretim öğrencileri arası resim ve öykü dalında, lise ve dengi okul öğrencileri arasında ise proje dalında yapılmaktadır.

Spot Filmler

Enerji Tasarrufu Koordinasyon Kurulu ve TRT işbirliği ile enerji tasarrufu konusunda halkımızı bilinçlendirmek ve ülkemizde yürütülen enerji tasarrufu çalışmalarının etkinliğini artırmak amacıyla TRT kanallarında dönüşümlü olarak yayınlanmak üzere enerji verimliliği ile ilgili 5 adet spot film hazırlanmaktadır.

Yayın Çalışmaları

Binalarda ve ulaştırmada enerji tasarrufuna yönelik çeşitli , broşür ve kitapçıklar hazırlanarak, kamu kurumlarına, üniversitelere, belediyelere, valiliklere, enerji tasarrufu ile ilgili etkinliklerde katılımcılara dağıtılmaktadır.

 



 
Jul
07
    
okuryazarhay | 07 Temmuz 2008 12:25 | 0 fav | etiket:  

 

 

GAZLAŞTIRMA NEDİR?

Yenilenebilir biyokütle ve biyokütleden elde edilen yakıtlar çevresel fayda sağlaması sebebiyle günümüz enerji kullanımında kolaylıkla fosil yakıtların yerine geçebilecektir.
Biyokütlenin gazlaştırılması; katı yakıtların ısıl çevirim teknolojisiyle yanabilen bir gaza dönüştürülmesi işlemidir. Sınırlandırılmış oksijen, hava, buhar veya bunların kombinasyonları reaksiyonu başlatmaktadır. Üretilen gaz karbonmonoksit, karbondioksit, hidrojen, metan, su ve azot'un yanısıra kömür parçacıkları, kül ve katran gibi artıklarıda içermektedir. Üretilen gaz temizlendikten sonra kazanlarda, motorlarda, türbinlerde ısı ve güç üretilmek üzere kullanılmaktadır. Gazlaştırma tekniği ile biyokütleden, yüksek bir randımanla petrolle çalışan güç ve ısı sağlayan tirbünlerde kullanılacak bir gaz yakıt elde edilebilir.

Biyokütle kaynaklarının sağlanması fosil kaynak sağlanmasından daha pahalıdır. Fakat biyokütle yenilenebilir bir kaynak olmasıyla tükenmekte olan fosil yakıtların yanında sürdürülebilir global enerjinin önemli bir unsurudur. Buna ilaveten sera gazları emisyonu ve karbon döngüsünü azaltıp, kırsal ekonominin gelişimiyle yeşil endüstriyi desteklemektedir. Biyokültenin gazlaştırılması ile elde edilen gaz yakıt doğal gazın kullanıldığı yerlerde küçük modifikasyonlar yapılarak kullanımı yaygınlaştırılabilir ve gelecekte kolaylıkla doğal gazın kullanıldığı yerlerde enerjinin büyük bir kısmı bu yakıttan sağlanabilir.

Biyokütleden gazlaştırılma ile elde edilen temizlenmiş gaz yakıt ısı ve buhar üreten kazanlarda direk yakılarak veya Stirling motorlarda %20-30 verimlilikte elektrik üretimi için kullanılabilmektedir. Basınçlı gazlaştırma tirbünlerinde ise %40 veya daha fazla verimlilikte elektrik üretimi yapılabilmektedir.

Gazlaştırma 18. yy'ın sonlarından bu yana bilinen bir teknolojidir. Özellikle gelişmekte olan ülkeler için günümüzden geleceğe önemli bir rol oynayan biyokütlenin kullanılabilir olduğu o yıllardan bu yana ispatlanmıştır. Bilinen bir husus da bir enerji kaynağı olarak kullanılan biyokütlenin birçok dezavantajının olduğudur. Düşük enerji yoğunluğuna sahip ( yaklaşık 16-20 MJ/kg ) ham biyokütle kaynakları direk olarak yakıldığı takdirde, çok düşük randıman sağlar ve iç ve dış mekanlarda yüksek sevyede hava kirliliği oluşmasına neden olur.

Gazlaştırma biyokütleden gaz yakıt elde edilen termokimyasal bir dönüşüm prosesidir. Diğer bir deyişle biyokütle termokimyasal bir dönüşümle gaz yakıta dönüştürülür. Modernize edilmiş biyokütle enerjisi teknolojilerinin amacı üretim ve kullanım sırasında emisyonları azaltırken yakıtın yoğunluğunu arttırmaktır.

 



 
Jul
07
    
okuryazarhay | 07 Temmuz 2008 12:25 | 0 fav | etiket:  

 

 

HİDROJEN
Hidrojen 1500'lü yıllarda keşfedilmiş, 1700'lü yıllarda yanabilme özelliğinin farkına varılmış, evrenin en basit ve en çok bulunan elementi olup, renksiz, kokusuz, havadan 14.4 kez daha hafif ve tamamen zehirsiz bir gazdır. Güneş ve diğer yıldızların termonükleer tepkimeye vermiş olduğu ısının yakıtı hidrojen olup, evrenin temel enerji kaynağıdır. -252.77°C'da sıvı hale getirilebilir. Sıvı hidrojenin hacmi gaz halindeki hacminin sadece 1/700'ü kadardır. Hidrojen bilinen tüm yakıtlar içerisinde birim kütle başına en yüksek enerji içeriğine sahiptir (Üst ısıl değeri 140.9 MJ/kg, alt ısıl değeri 120,7 MJ/kg). 1 kg hidrojen 2.1 kg doğal gaz veya 2.8 kg petrolun sahip olduğu enerjiye sahiptir. Ancak birim enerji başına hacmi yüksektir.
Hidrojen doğada serbest halde bulunmaz, bileşikler halinde bulunur. En çok bilinen bileşiği ise sudur.
Isı ve patlama enerjisi gerektiren her alanda kullanımı temiz ve kolay olan hidrojenin yakıt olarak kullanıldığı enerji sistemlerinde, atmosfere atılan ürün sadece su ve/veya su buharı olmaktadır. Hidrojen petrol yakıtlarına göre ortalama 1.33 kat daha verimli bir yakıttır.
Hidrojenden enerji elde edilmesi esnasında su buharı dışında çevreyi kirletici ve sera etkisini artırıcı hiçbir gaz ve zararlı kimyasal madde üretimi söz konusu değildir.
Hidrojen gazı farklı yöntemlerle elde edildiği gibi su, güneş enerjisi veya onun türevleri olarak kabul edilen rüzgar, dalga, ve biyokütle ile de üretilebilmektedir.
Araştırmalar, mevcut koşullarda hidrojenin diğer yakıtlardan yaklaşık üç kat pahalı olduğunu ve yaygın bir enerji kaynağı olarak kullanımının hidrojen üretiminde maaliyet düşürücü teknolojik gelişmelere bağlı olacağını göstermektedir. Bununla birlikte, günlük veya mevsimlik periyotlarda oluşan ihtiyaç fazlası elektrik enerjisinin hidrojen olarak depolanması günümüz için de geçerli bir alternatif olarak değerlendirilebilir. Bu tarzda depolanan enerjinin yaygın olarak kullanılabilmesi -örneğin toplu taşım amaçları için yakıt piline dayalı otomotiv teknolojilerinin geliştirilmesine bağlıdır.

 



 
Jul
07
    
okuryazarhay | 07 Temmuz 2008 12:24 | 0 fav | etiket:  

 

 

BİYOETANOL NEDİR?

Hammaddesi şeker pancarı, mısır, buğday ve odunsular gibi ŞEKER, NİŞASTA VEYA SELÜLOZ özlü tarımsal ürünlerin fermantasyonu ile elde edilen ve benzinle belirli oranlarda harmanlanarak kullanılan alternatif bir yakıttır.

•  Biyoetanol berrak, renksiz ve karekteristik bir kokuya sahip sıvıdır,

•  Biyoetanol yüksek oktanlı bir yakıttır (113),

•  Biyoetanolün kaynama noktası 78,5°C, donma noktası -114,1°C dir,

•  Biyoetanol 20 °C de 0,789 gr/ml yoğunluğa sahiptir,

•  Biyoetanol içten yanmalı motorlara herhangi bir modifikasyona ihtiyaç duyulmadan %10 miktarında harmanlanarak kullanılabilir,

•  Biyoetanolun en yaygın iki kullanım şekli E-10 ( % 10 Biyoetanol+ %90 Benzin) ve E-85 ( % 85 Biyoetanol+ %15 Benzin) 'dir. 

Biyoetanol Benzin İle Harmanlandığında;

•  Biyoetanol yakıtlarda oktan artırmak amacı ile kullanılan benzen, metil tersiyer bütil eter (MTBE) gibi kanserojen maddelerin çevreci alternatifidir,

•  Biyoetanol benzin ile harmanlanma oranına göre 2-3 puanlık bir oktan artışı sağlayarak motorun performansını yükseltir,

•  Biyoetanol donmayı engeller, motorun daha serin ve enjektörlerin daha temiz kalmasını sağlar. 

Biyoetanolün Elde Edilebildiği Hammadde Kaynakları 

•  Şeker Pancarı

•  Şeker Kamışı

•  Mısır

•  Tatlı Sorgum

•  Patates

•  Buğday

•  Odunsular

Tarımsal Atıklar

 



 
Jul
07
    
okuryazarhay | 07 Temmuz 2008 12:24 | 0 fav | etiket:  

 

BİYODİZEL NEDİR?
Biyodizel, kolza (kanola), ayçiçek, soya, aspir gibi yağlı tohum bitkilerinden elde edilen bitkisel yağların veya hayvansal yağların bir katalizatör eşliğinde kısa zincirli bir alkol ile (metanol veya etanol) reaksiyonu sonucunda açığa çıkan ve yakıt olarak kullanılan bir üründür. Evsel kızartma yağları ve hayvansal yağlar da biyodizel hammaddesi olarak kullanılabilir.

Biyodizel petrol içermez; fakat saf olarak veya her oranda petrol kökenli dizelle karıştırılarak yakıt olarak kullanılabilir.
Saf biyodizel ve dizel-biyodizel karışımları herhangi bir dizel motoruna, motor üzerinde herhangi bir modifikasyona gerek kalmadan veya küçük değişiklikler yapılarak kullanılabilir.

Biyodizel, dizel ile karışım oranları bazında aşağıdaki gibi adlandırılmaktadır:

- B5 : % 5 Biyodizel + %95 Dizel
-B20 : % 20 Biyodizel + %80 Dizel
-B50 : % 50 Biyodizel + %50 Dizel
-B100 : %100 Biyodizel

 



 
Jul
07
    
okuryazarhay | 07 Temmuz 2008 12:23 | 0 fav | etiket:  

 

BİYOGAZ NEDİR?

Organik bazlı atık/artıkların oksijensiz ortamda (anaeorobik) fermantasyonu sonucu ortaya çıkan renksiz - kokusuz, havadan hafif, parlak mavi bir alevle yanan ve bileşimininde organik maddelerin bileşimine bağlı olarak yaklaşık; % 40-70 metan, % 30-60 karbondioksit, % 0-3 hidrojen sülfür ile çok az miktarda azot ve hidrojen bulunan bir gaz karışımdır.

 



 
Jul
07
    
okuryazarhay | 07 Temmuz 2008 12:21 | 0 fav | etiket:  

 

 

 

 

JEOLOJİK  JEOTEKNİK ÇALIŞMALAR

 



 
Jul
07
    
okuryazarhay | 07 Temmuz 2008 12:18 | 0 fav | etiket:  

 

Türkiye RES Durumu

RÜZGAR ENERJİSİ SEKTÖR RAPORU (05.11.2007), TUREB

Bu rapor, rüzgar enerjsi sektörü ile ilgili olarak hazırlanmış olup, ülkemizdeki son

durumu göstermektedir. Aşağıdaki Tablo 1 ile Türkiye'deki 05.11.2007 itibarı ile

RES piyasasına ait bilgiler verilmiştir. 2007, 2008 ve 2009'da devreye girecek

olan RES'ler ile ilgili rüzgar türbin üreticisi ile satış anlaşması imzalamış projeleri

göstermektedir. Buradaki bilgiler, EPDK , TÜREB

(www.ruzgarenerjisibirligi.org.tr)

ve sektördeki firmalardan alınmıştır.

 
Tablo-1 İşletmede olan ve devreye alınacak rüzgar santralları.

Mevkii

Şirket

Üretime

Geçiş

Tarihi

Kurulu Güç (MW)

Kullanılan
RT

RT Kurulu Gücü

Adedi

İzmir-Çeşme

Alize A.Ş.

1998

1,50

Enercon

600 kW

3

İzmir-Çeşme

Güçbirliği A.Ş.

1998

7,20

Vestas

600 kW

12

Çanakkale-Bozcaada

Bores A.Ş.

2000

10,20

Enercon

600 kW

17

İstanbul-Hadımköy

Sunjüt A.Ş.

2003

1,20

Enercon

600 kW

2

Balıkesir-Bandırma

Bares A.Ş.

I/2006

30,00

GE

1.5 MW

20

İstanbul-Silivri

Ertürk A.Ş.

II/2006

0,85

Vestas

850 kW

1

İzmir-Çeşme

Mare A.Ş.

I/2007

39,20

Enercon

800 kW

49

Çanakkale-İntepe

Anemon A.Ş.

I/2007

30,40

Enercon

800 kW

38

Manisa-Akhisar

Deniz A.Ş.

I/2007

10,80

Vestas

1.8 MW

6

Çanakkale-Gelibolu

Doğal A.Ş.

II/2007

15,20

Enercon

880 kW

18

İŞLETMEDEKİ KURULU GÜÇ

146.25

 

Manisa-Sayalar

Doğal A.Ş.

II/2007

30,40

Enercon

800 kW

38

Hatay-Samandağ

Deniz A.Ş.

II/2007

30,00

Vestas

 

 

İstanbul-G.paşa

Lodos A.Ş.

I/2008

24,00

Enercon E82

2MkW

12

İstanbul-Çatalca

Ertürk A.Ş.

I/2008

60,00

Vestas V90

3 MW

20

İNŞAATI DEVAM EDEN PROJELER

144.40

 

 

 

Muğla-Datça

Dares A.Ş.

I/2008

28,80

Enercon

800 kW

36

İzmir-Aliağa

İnnores A.Ş.

I/2008

42,50

Nordex N90

2.5 MW

21

Aydın-Çine

Sabaş A.Ş.

I/2008

19,50

Vensys

1.5 MW

13

Çanakkale

As Makinsan Temiz A.Ş.

II/2008

30,00

Nordex N90

2.5 MW

12

İzmir-Kemalpaşa

Ak-El A.Ş.

II/2008

66,66

Enercon

20 x E70 (2 MW)

23 x E44 (900 kW)

43

Hatay-Samandağ

Ezse Ltd. Şti.

II/2008

35,10

Fuhrlander

900 kW

39

Hatay-Samandağ

Ezse Ltd. Şti.

II/2008

22,50

Fuhrlander

2.5 MW

9

Bilecik

Sagap A.Ş.

II/2008

66,60

Conergy

900 kW

74

Balıkesir-Şamlı

Baki A.Ş.

II/2008

90,00

Vestas

3 MW

30

Balıkesir-Bandırma

Bangüç A.Ş.

II/2008

15,00

Vensys

1.5 MW

10

Osmaniye-Bahçe

Rotor A.Ş.

I/2009

130,00

GE

2.5 MW

52

RT TEDARİK SÖZLEŞME İMZALI KURULU GÜÇ

531.66

 

GENEL TOPLAM

837.61


 
YEK lisansları ile ilgili genel tablo aşağıda görülmektedir.
KAYNAK BAŞVURU İNCELEME ve
DEĞERLENDİRME
UYGUN BULMA LİSANS
VERİLEN
  ADET MW ADET MW ADET MW ADET MW
RÜZGÂR 3 39,60 117 5.561,15 9 291,08 53 1876,46
JEOTERMAL             5 82,00
ÇÖPGAZI (LFG)     3 26,20     4 14,26
ÇÖPGAZI
(GAZLAŞTIRMA)
            1 0,59
BİYOGAZ     1 0,12     4 3,73
BİYOKÜTLE 2 7,00         1 10,00
TOPLAM 5 46,60 121 5.587,47 9 291,08 68 1987,04

Diğer Gelişmeler


01.11.2007 tarihinde EPDK tarafından açılan başvurularda
78.000 MW'a yakın başvuru yapılmıştır (EPDK).

 



 
Jul
07
    

 

 

 

 

BAZI RÜZGAR TÜRBİNİ ÜRETİCİ FİRMALARI

· Soytes Temiz Enerji ve Elektroteknik Sanayi A.Ş.

· Clipper

· Dewind

· Vestas

· Nordex

· Fuhrlaender

· Suzlon

· Enercon

· GE